içinde

Ani Ören Yeri’nde Selçuklu Kümbeti ve Mezarları Bulundu

Kars’taki Ani Ören Yeri’nde yapılan kazılarda Selçuklulara ait olduğu düşünülen mezar ve kümbet kalıntıları bulundu.

Kazılar Dairesi Başkanlığı yaptığı açıklamada, “Anadolu Türk tarihi için ilklerin şehri olan Ani Örenyeri’ndeki kazılarda, Selçuklu’nun Anadolu’daki ilk mezar anıtı olduğu düşünülen kare kaide üzerinde, sekizgen gövdeli kümbet kalıntılarına ve etrafında taş sandukalı Selçuklu mezarlığına ulaşıldı.” dedi.

Tarih boyunca Sasaniler, Bagratlı Hanedanlığı, Bizans, Büyük Selçuklu İmparatorluğu, Gürcü Krallığı, Moğollar, İlhanlılar, Harzemşahlar, Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Osmanlı Devleti gibi sayısız medeniyete ait mimari eserleri bünyesinde barındıran Kars’taki Ani Ören Yeri’nde sürdürülen kazı çalışmalarında, Selçuklu kümbeti ve mezarlığına rastlandı. Kazı ekibi, kalıntıların Selçuklulara ait Anadolu’daki ilk kümbet ve mezarlık olabileceğini söylüyor.

(Kars’ta Bir Zamanların İhtişamlı Kenti: Ani)

2016 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kaydedilen Ani’de tarihi yapı ve eserlerin gün yüzüne çıkartılması için dört farklı noktada çalışma yapan ekip, Selçuklu dönemine ait ‘kümbet’, ‘oda mezar’ ve ‘sanduka tipli’ mezarları ortaya çıkardı.

Kazı başkanı Dr. öğretim üyesi Muhammet Arslan, 2021 yılı çalışmaları esnasında Ani Katedrali’nin 30 metre güneybatısındaki alanda, Selçuklu mezarlığı olabileceği düşüncesiyle kazı çalışmasına başladıklarını belirtiyor.

Arslan, “Çalışmalarımızı burada yoğunlaştırdık. Nihayetinde düşündüğümüz gibi aslında burasının bir Selçuklu mezarlığı olduğunu ve Selçuklu devrine ait kümbet kalıntısının varlığını saptamış olduk.” diyor.

Burada üç farklı mezar tipiyle karşılaştıklarını belirten Arslan, “Bunlardan ilki Selçuklu’nun klasik kümbet tipolojisinde inşa edilen kare kaideli ve sekizgen gövdeli kümbet yapısı. Ulaştığımız ikinci tip ise ‘akıt mezar’ dediğimiz oda mezarlardır. Bu mezarlar ise Orta Asya’dan Anadolu’ya kadar taşınan, İslami usullerle Anadolu’da uygulanan yeraltı oda mezarları. Üçüncü tip ise ‘sandukalı’ dediğimiz mezar tipleridir ki, bunlar da taş bir kaide üzerinde sadece taş sandukadan ibaret mezarlar olarak karşımıza çıkıyor.” diyor.

“Buradaki Selçuklu mezarlığında tespit ettiğimiz kümbet kalıntısının da Selçuklulara ait Anadolu’daki ilk kümbet ve ilk mezarlık olma ihtimali yüksek. Sultan Alparslan burayı fethettikten sonra Ani’yi kendileri adına yönetmesi için Şeddadoğulları Beyliği’ne teslim ediyor. İşte buradaki mezarların Şeddadoğulları beylerine ya da Beyliğin diğer yöneticilerine ait olduğunu düşünmekteyiz.”

Ani Ören Yeri

Kars’a 48 kilometre uzaklıkta, Türkiye-Ermenistan sınırına yakın Arpaçay nehri kenarında bulunan kent, Ermeni Bagratuni hanedanlığı döneminde önemli bir güç ve kültür merkezi olmuştu.

Ani’yi çevreleyen surların iç kısmında, tarihi şehrin geniş bir alana yayılmış Bagratuni Ermenilerinden Bizanslılara, Selçuklulardan Gürcülere ve Osmanlılara kadar birçok kalıntıyı görmek mümkün. Ani’nin etrafını çevreleyen ve Bagratuni hanedanlığının savunma amaçlı yaptığı surlar, önce Bagratuni ile Bizans arasında, sonra Bizans ile Selçuklu arasında kanlı çatışmalara tanık oldu.

78 hektarlık bir alanı kaplayan ve 4500 metre boyunca surla çevrili kentin en parlak dönemini yaşadığı 2. Smpat (977-989) ve oğlu Gagik (989-1020) döneminde nüfus 100.000’i geçtiği tahmin ediliyor.

Bizanslıları Anadolu’dan çıkaran Selçuklu İmparatorluğu 1000’li yılların ortalarından itibaren bölgenin kontrolünü ele geçirdi. Fakat 1072’de Ani’nin yönetimini Kürt kökenli Müslüman Şeddadi hanedanlığına devretti.

Tarih boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yapan Ani, Ermeni mimarisinin seçkin örnekleriyle beraber, Gürcü ve Selçuklu mimarisinin de örneklerini taşıyor. İpek yolu üzerine kurulmuş olması Ani’yi, döneminin zengin kentleri arasına soktu ve öneminin artmasını sağladı.

Ani 1319’daki depremde ağır hasar görmüş, daha sonra Timur tarafından ele geçirilerek tahrip edilmişti. Buna rağmen 1535 Osmanlı-İran savaşında tamamen terk edilinceye dek, kentte bir nüfusun barındığı düşünülüyor.

1877-78 Osmanlı-Rus savaşında Rusların eline geçen bölge, Birinci Dünya Savaşı sonrası Osmanlılar tarafından geri alındı. Ancak Ani platosu daha sonra yeni kurulan Ermenistan Cumhuriyeti’nin eline geçti. 1920’de, Kurtuluş Savaşı sırasında Ani son bir kez daha el değiştirdi ve Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına dahil oldu.

You must be logged in to post a comment
Login

Ne düşünüyorsun?

Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu El ve Ayak İzleri, Dünyanın En Eski Mağara Sanatı Olabilir

Gibon Kafatasları, Atalarımızın Sosyal Yaşamlarını Aydınlatıyor