Global Notification

Telegram Sohbet info

Hiçlikten Bir Şey Oluşabilir mi?
Yer imi

Hiçlikten Bir Şey Oluşabilir mi?

Mekale: Hiçlikten Bir Şey Oluşabilir mi?

Bilime dair herşey Türkiye'nin Bilim sitesi diwun.com. Çevrimiçi ücretsiz olarak okuyabileceğiniz Arkeoloji Mitoloji, Antropoloji, Paleontoloji ve Bilgilersunuyoruz.

Okumak Hiçlikten Bir Şey Oluşabilir mi?








HİÇLİKTEN BİR ŞEY OLUŞABİLİR Mİ?


Hiçlik derken ne kastettiğimiz, bundan sonraki bahsedeceklerimizin daha iyi anlaşılabilmesinde önem arz etmektedir. O yüzden ilk olarak bu “hiçlik” kavramını tanımlamamız gerekiyor. Hiçliğin ne olduğu hakkında ortak bir tanım anlayışımızın oluşması lazım ki, sorduğumuz sorunun cevaplanmasıyla alakadar başta takılmalar yaşanmasın. Bu kavramı kendi oluşturduğum başka bir tanım ile değil, kendi bilinen tanımında kullanacağım. Bu tanımın ne olduğunu çoğu kişi zaten bilmekte, yine de bu tanımın daha iyi pekiştirilmesi için değinmeyi ihmal etmemeyi düşündüm.

Hiçlik bilindiği üzere hiçliği ifade eder, yani olmayanı, olmayışlığı, yokluğu. Örneğin iki gözünüz, iki kolunuz, iki bacağınız var. Peki 6.Gözünüz, 14. Kolunuz, 30.Bacağınız var mı? Yok tabi ki, yani “olmayan” durumunda, diğer deyişle hiçlik durumundadır bu uzuvlarınız.


Hiçlikten Bir Şey Oluşabilir mi?


Hiçlikten bir şeylerin gelip gelmeyeceğinin daha iyi anlaşılabilmesi, “şey” derken ne kastettiğimizin ortak bir tanım aralığında buluşmasını gerektirir. “şey” sözcüğünün diğer tanımı varlıktır, olandır. “Hiçlikten bir şey oluşabilir mi?” derken “Hiçlikten varlık oluşabilir mi?” kastediyoruz aslında. Şimdi, varlık derken ne kastettiğimizi de belirtmemiz gerekir. Varlık, var olan durumunda olandır. Örneğin gözleriniz, kollarınız, bulutlar veya hücreleriniz gibi.

Hiçlik= (  ) boş kümedir, olmayanın kendisidir.

Varlık= (1) dolu kümedir, olanın kendisidir.

Sorduğumuz şey: (  ) bu durumdan (1) bu duruma geçilmesi mümkün müdür? Bu soru hem evet hem hayır cevabı alabilir. Hangi bağlamlar dahilinde soruyu işlettiğimiz cevabı belirler.

İki tip A ve B bağlam kullanacağım. A Bağlamı, bir ortamı ve o ortamdaki başka varlıkların oluşunu içerleyen bir bağlam olacaktır. B bağlamı, bir ortamı ve hiçbir şeyi içerlemeyen bir bağlam olacaktır.





A Bağlam

Bu bağlam, bir ortamı ve o ortamdaki başka varlıkların oluşunu içerleyen bir bağlamdır. Buna örnek olarak içinde bulunduğumuz evren gösterilebilir. Evren dediğimiz, varlıklarca içlenmiş ve varlıklarca şekillenmeye devam eden kozmik bir yapıdır. Bu kozmik yapı, ortamı ve ortamındaki varlıkların bütününü ifade eder.

Ortam derken kastettiğim, varlıkların diğer varlıklarca şekillenmesinin, değişmesinin(ilişkisinin) sunumlanabilir bir ifadesidir. Yani ortamı ortam yapan o ortamdaki şeylerin ilişkisidir. Bu şeylerin ilişkisel birlikteliğine ortam deriz. Örneğin belirli bir zemin ve o zemine yapışmış renkli birçok şekerlemeler düşünün. O renkli şekerlemelerin orada olmasını mümkün kılan zemindir. Burada ortam sadece zemin değil, zeminin renkli şekerlemeler ile olan ilişkisinin verdiği çıktıdır. Yani ortam, zemin ve üzerindeki renkli şekerlemelerin ilişkisinin bütüncül bir resmidir.

Evrenimiz en kapsayıcı ortamdır. Bu ortamın resmini varlıkların diğer varlıklarca şekillenmesi ve değişmesi süreci oluşturur. Burada irdeleyeceğimiz yer, “varlıkların diğer varlıklarca şekillenmesinin ve değişmesinin ne anlama geldiğidir.” Bu irdeleme sonucunda, A bağlamı dahilinde, hiçlikten varlık oluşup oluşmayacağı üzerine belirli bir yanıtımız olmuş olacak.




“Varlıkların varlıklarca şekillenmesi” aldığım bu parantez içindeki cümleye odaklanalım. Bir varlığın şekillenmesini farklılaşması olarak yorabiliriz. Eğer varlık olduğundan farklılaşmışsa, artık eski(farklılaşmayan) hâli olmayacaktır. Bir başka görünürlüğü ve yapıyı temsil edecektir. Yani olduğundan farklılaşmış bir başka varlıktır artık. Örneğin A varlığının B,C,D varlıklarıyla şekillenmesi durumu mümkün olduğunda, artık o A varlığından bahsedebilir miyiz? Bahsedemeyiz çünkü A artık olduğu gibi değil, başka varlıklarca şekillenmesi(farklılaşması) dolayısıyla o artık A’dan farklı başka bir varlık(belki E). Bu farklılaşma fiziksel olduğu için ve fiziksel farklılaşmanın olabilmesi yapısal farklılaşmanın olabilmesini de gerektirdiğinden, bu yeni E, A’dan özgün başka bir varlık olarak nitelenebilir sayılması doğru olacaktır. E varlığı yeni bir varlıktır. Ve A’nın E’ye olan değişiminin temellerini atan B,C,D varlıkları A ile ilişki içerisindeydi ki bu ilişki A’nın farklılaşabilmesine yol açabildi.

Daha gerçekçi bir örnek için hayal ederek sizler kendinize verebilirsiniz. Ben basit ve daha kolay anlaşılması için yüzeysel yoldan bir örnek verdim. Bu örnek bize şunu söylemektedir: Yeni varlıkların oluşumu başka varlıklarca gerçekleşmektedir. Bu söylem, “varlıkların varlıklarca şekillenmesi” söyleminin farklı bir çeşididir.

Bu söylemlerden yola çıkarak şunu da diyebiliriz artık: bir zamanlar yoktunuz, insanlığın şuan ki görünürlüğü ve yapısı yoktu, dinozorlar yoktu. Şuanda bilinen çoğu şey uzun bir geçmişte hiç yoktu. Onlar olan değildi, diğer deyişle olmayandı, hiçti. Hepsi bir süreçle ve bu sürece aracılık eden varlıklarla birlikte yoktan meydana geldi. Bunu mümkün kılansa bir ortamın ve o ortamda başka varlıkların olmasıydı.

A bağlamı, göründüğü üzere, ortam ve o ortamdaki varlıkların olması bağlamında hiçlikten bir şeylerin oluşagelebileceğini söyler. Basit düşünelim. E bir zamanlar yoktu ve B,C,D sayesinde E oldu. E olmayandan olana çevrildi. Bu çevrilmenin sağlanca ortamı ise A idi. A, E’nin oluşması için ortam işlevi görür iken, B,C,D varlıkları da E’nin oluşmasını mümkün kılan farklılaştırıcı unsurlar olarak işlev görüyordu. Ortam ve o ortamda varlıkların olmasını içerleyen A bağlamına göre, hiçlikten bir varlık, belirli bir ortamda ve o ortamdaki başka varlıkların olması aracılığıyla oluşabilir.





B Bağlam

Bu bağlam, hiçbir şeyi içerlemeyen bir bağlam olacaktır. Buna örnekte veremem çünkü örnekler varlıkların ilişkisi bazında verilir. B bağlamı, hiçbir varlığı içerlemez. İlk başlarda değindiğim hiçliği esas alır. Olmayanı esas alır. Ne ortam ne de bir şey, şeysizliğin ifadesini verir olmayanlık. Salt yokluktan söz eder B bağlamı.

Salt yokluktan bir şeyler oluşabilir mi? Varsayım(1) oluşabilir der Varsayım(2) oluşamaz der. Bu varsayımları değerlendirelim.

Varsayım(1)

(1)e göre, salt hiçlikten varlık oluşabiliyorsa bile bunun nasıl oluştuğuna açıklık getiremeyiz. Çünkü salt hiçlik söz konusu olduğundan ne ortam ne de varlıklar vardır.

Bir şeylerin oluşmasına müsait verebilecek bir ortam ve aracılık edip var edecek başka herhangi bir şey olmadığı için, salt hiçlikten varlık çıkma durumuna “mucize” diyebiliriz. Yok yere birden, hiçbir varlık dahi aracılık etmeden, hatta şeylerin olmasına müsait verecek bir ortam bile olmadan tak diye varlıkların çıkması durumundan bahsediyorum. Tabi ki de olasılıksız bir mucize olacaktır.

Varsayım(2)

(2)e göre, salt hiçlikten varlık oluşamaz. Çünkü varlıkların oluşmasına müsait edecek bir alan veya aracılık edecek başka şeyler yoktur. Bu aracılık eden varlık örneği bir Tanrı da olabilir. Tanrı dediğimizde bir varlıktır. Hiçbir varlık yoksa ve ortam da yoksa, salt hiçlikten varlıkların oluşma ihtimali sıfıra çekilir.




Bunlardan bağımsız, sorduğumuz soru da bile bir düzensizlik vardır. “hiçlikten varlık oluşabilir mi?” diyoruz. Hiçlik dediğimiz olmayandır. Olmayandan bir şeyler oluşabilir mi diyoruz. Oluşamaz tabi ki çünkü kendimiz diyoruz bir şeylerin söz konusu olmadığını. Örneğin annenizi olmayan durumunda düşünelim ve sizi doğuracak zamanı daha gelmesin. Anneniz olmayan olduğundan tabi ki sizi meydana getiremeyecektir. Var olmayan(hiçlik) bir şeyler meydana getiremez çünkü.


SONUÇ:


Bu 2 varsayımın üzerine kurduğum bağlantılar ve bu bölüme dair yazmakta olduklarım ile, hiçlikten varlık oluşmasının koşulların ne olduğuna bağlı olarak farklı şekillerde yanıtlanabilir olduğundan söz ediyorum. Hiçlikten varlık oluşabilir, ayrıca oluşamaz. Bunu belirleyen şey koşulun kendisidir.

Genelde çoğu kişi, "hiçlikten varlık oluşabilir mi?" diye sorup cevaplamaya çalışırken, bu sorunun cevabına doğrucalıklı şekilde yönelmelerine imkan veren koşul bağıntısını oluşturmazlar. İşte bu durum, bu sorunun cevaplanılamayacağının veya net bir cevabı olamayacağının düşünülmesine yol açar.

Rekomendasi

Yorumlar (0)