Kuzey Cermen Kabileleri

 Viking Diye Bildiğimiz Kuzey Cermen Kabileleri

Kuzey Cermen Kabileleri


Tarihte adlarını Viking diye tanıdığımız Kuzey Cermen kabilelerinin isimleri aslında daha farklıydı. Hemen hemen hepsi İskandinavya’da toplanmış olan bu kabileler, geçmişte dünyanın değişik yerlerine seyahat etmişlerdi. Hunların barbar olarak bilinen Cermen kabilelerini önlerine katarak Avrupa’ya doğru ilerlerken içlerinden Gotlar, Vandallar gibi kavimler batı ve güney Avrupa’yı tercih etmişlerdi. 

Norslar ve Danlar ise kuzey Avrupa’ya devam ettiler

Norslar ve Danlar ise kuzey Avrupa’ya devam ettiler


Danlar ve Norslar İskandinavya da yerleşip yerli halkla kaynaşarak küçük beyliklerden meydana gelen birkaç krallık oluşturdular. Norslar kendi adlarını verdikleri şimdiki Norveç’te Danlar ise Danimarka’da hüküm sürdüler. Bunların dışında adlarını Vareg ya da Varyag olarak tanımlayan bir başka Cermen grubu da şimdiki İsveç’e yerleşti.

Kuzey Cermenleri genellikle kendi topraklarında tarım ve ticaret ile uğraşıyorlardı. Ancak soğuk iklimin getirdiği zorluklar nedeniyle belli dönemlerde zengin doğu topraklarına akınlar düzenleyerek baskın yaptıkları köylerden ganimet topluyorlardı.

 Sürekli yapılan baskınlar bir süre sonra köyleri fakirleştirdiği için sonraki yıllarda akınlarını batı Avrupa’daki ülkelere yaptılar. Kuzey Cermenlerin yaptıkları bu yağmalama olaylarından sonra hepsine genel olarak Nors dilinde “Yağmacı” ya da “Korsan” anlamına gelen “Vikingr” denilmişti.

Vikingler savaşçı bir kavimdi 

Sürekli yağma ve ganimet amaçlı sefer düzenledikleri için uzun süreli yerleşme sağlayamıyorlardı bu yüzden göçebe bir hayat tarzı oluşturmuşlardı. Yerleşik düzende olmadıkları için şiirlerden ve efsanevi tanrısal hikayelerden oluşan edebiyatları gelişmişti. Hukuk, bilim ve benzeri konularda yazılı iletişimleri olmadığı için devlet yapılanmasını sağlayamadılar. 

Vikingler savaşçı bir kavimdi


Ancak fetihleri sonucu ele geçirdikleri zengin ve işlenebilir, tarım ve ticaret yapılabilir topraklarda yerleşerek yerli halkla birleşip yeni toplumlar, halklar oluşturdular. Üstelik bu devletlerin kralları olup hüküm sürdüler.

Norslar ve Danlardan oluşan ilk Viking akınları 790’lı yıllarda İngiltere kıyılarına yapıldı. 799’da Fransa kıyılarına yapılan saldırılarda istenilen amaçlarına ulaşamadan geri püskürtüldüler. Sistematik olarak İngiltere üzerine yağma girişimlerinin akabinde 830’lu yıllarda Şarlken’in ölümünden sonra gözlerini Frankların devletine diktiler.

 845 yılında iç çekişmelerden haberdar olan kuzey Cermenleri 120 gemi ve 5000 silahlı Viking’den oluşan bir ordu ile Seine nehrinden içeri girdiler. Dazlak Karl hükümdarlığındaki başka bir Cermen kabilesi olan Frankların Ragnar’a karşı olan mağlubiyeti ile Vikingler yüklü miktarda altın ve gümüş aldılar. Aynı yıl Danların kralı 1. Horik, Kral II. Ludwig hükümranlığındaki Doğu Francia’yı yağmaladı.

865 yılından itibaren yine Danlardan kurulan büyük bir ordu İngiltere’yi işgal etmek hatta yerleşmek amacıyla saldırılara başladı. Farklı tarihlerde üst üste yapılan savaşların çoğunda Vikingler galip geldi. Son savaşta yenilmiş olmalarına rağmen yapılan barış antlaşması ile İngiltere’de yerleştiler.

Vikingler pagan tanrılara inanırlardı

Kendi tanrılarına inanmayan herkesi dinsiz olarak kabul ederlerdi. Yaptıkları fetihlerle zengin kentlerde yerleşik düzende yaşayan halklarla beraber yaşamaya başladılar. 

Britanya adasını işgal edenler adanın değişik bölgelerinde küçük beylikler şeklinde hüküm sürdüler. Frankları işgale giden Danların bir kısmı Rollo isimli bir komutanın emrinde bölgede kalmaya devam etti. Saldırılardan yılmış olan Frank kralı III. Charles, Rollo’yu bölgenin dükü yaparak barış sağlanmış oldu. 

Frank krallığını işgale gidip bölgeye yerleşen Danların yaşadığı bu topraklara Normandiyaadı verildi. Kendilerine de “Kuzeyli adamlar” anlamına gelen “Normanlar” denildi.

İngiltere tahtında oturmuş birçok Viking kökenli kral vardı. Ünlü Mavi Diş Harald’ın oğlu Çatalsakal Sweyn, onun oğlu Knud, Knud’un oğlu Tavşanayak Harald ve onların da oğulları Viking kökenli krallar olarak devam etti. Norman hanedanından bir fahişenin oğlu “Piç” ve “Fatih” lakaplı William da tek kelime İngilizce bilmeden İngiltere tahtına oturan bir Viking kökenli Norman’dı.

Norslar ve Danlar batıyı istila ederken İsveç’te yaşayan Varyaglar ya da Varegler de doğuya göç ettiler. Orta ve Doğu Avrupa’ya yerleşip bölgenin yerlileri Slavlarla birleşerek yeni bir topluluk oluşturdular. Novogorod, Kiev kentleri ve çevrelerine yerleşenler günümüzdeki Rus ve Ukrayna halklarını oluşturdu. İçlerinden Prens Rurik erken Rus Hanedanının kuruluşunu yapan hükümdardı.

Varegler ırkdaşları Vikingler gibi savaştan daha çok ticaret ile zenginleşmeyi tercih ettiler. Özellikle dönemin Bizans İmparatorluğuna kuzey ormanlarındaki kürk, bal, balmumu, ahşap, silah gibi ürünleri satarak onlardan da şarap, baharat, mücevher, cam ve kitap gibi ürünler satın alarak ticareti geliştirdiler. Yine de korsanlıktan vazgeçmediler. Karadeniz ve Hazar Denizinde korsanlık yapmaktan geri kalmadılar.

Bunun yanında Bizans ordusunda paralı askerlik yaptıkları da görüldü. Siyasetten uzak kalmaları, sarayın entrikaları ile ilgilenmemeleri nedeniyle II. Basil tarafından bir muhafız taburu kurulmasına olanak verdi. Vareg Muhafızları Makedon Hanedanı iktidarı boyunca İstanbul’da kaldı. Cesaretleri ve çift yüzlü baltaları İstanbul’da meşhur olmuştu. Ayasofya’ya adını yazan Halvdan da bu tarihlerde Nors diliyle runik harflerle muhtemelen sarhoşken yazmıştı garfitini.

Vareg muhafızları doğu Akdeniz’deki savaşlarda o kadar ünlenmişti ki İngiltere’den beş binden fazla Anglosakson paralı asker İstanbul’a gelip Bizans’ın hizmetine girdi. İsimleri Anglo-Vareg oldu. Ancak Makedon hanedanı yıkıldıktan sonra eski sadakatları kaybolup siyasete karışır oldular. 1071 yılındaki Malzgirt Meydan savaşı sonrasında Romen Diyojen’e yapılan darbede Varegler de bulunuyordu.