Dionsysos Dithrambosları

Düşünmeye başladığı şeyi yetkin bir düzeye vardırmış olsa da, onu düşünmeyi sürdürür

Dionsysos Dithrambosları


Düşünmekten delirmiş dendiği zaman nedense akla ilk gelen, sonsuz düşünmenin, düşünce dağınıklığının ve hatta düşünme anarşizminin adı Nietzsche gelir. Aslında Nietzsche'nin tuhaflığı bunların hiç biri değil, düşünceye olan tutkusudur. O'na göre düşünülmeye başlanmış bir düşüncenin son bulması söz konusu değildir. 

Bu savın haklılığını kanıtlayan en güçlü eserlerinden biri, aynı zamanda hastalanmadan önce tamamladığı son metin olan “Dionysos Dithyrambosları” dır. 

Bunlar daha önce tamamlanmış olan “İşte Böyle Dedi Zerdüşt” de ele alınmış düşüncelerin bir anlamda devamı ve eleştirisi niteliğindedir...

Geleneksel din,ahlak ve felsefe anlayışlarını kendine özgü yoğun ve çarpıcı bir dille eleştiren en etkili çağdaş felsefeci olarak tanımlanan Nietzsche'nin öğretisi “ne isen, o ol ve yaşa” diye özetlenebilirse; tüm kuralların dışında, kendi kurallarına göre bir ahlak ve din anlayışı olan Dionysos'la sonlandırdığı Zerdüşt kimliği daha iyi anlaşılabilir...


Dithyramboslar'ın bir bölümü

Thesus'un adada terk ettiği, yalnız kalan Ariadne, Dionysos'la karşılaşmadan önce inandığı Tanrıya Nietzsche'ye göre şöyle yakınır;

Kim ısıtacak, kim sevecek beni bundan böyle?

  • Sımsıcak eller uzatın bana!
  • Uzatın yüreklerin kor dolu mangallarını!
  • Uzanıp yatmışım, ürpermekteyim,
  • Ayakları ısıtılan yarı ölüler gibi...
  • Ah! evet sarsılıyorum bilinmeyen nöbetlerin ateşleriyle,
  • Ve buzdan kılıçların sivri uçları önünde,
  • Acımasızca peşimdesin ey düşünce!
  • Sen, adı konmayan! Sen, gizli! Sen, korkunç!
  • Sen, bulutların arkasındaki avcı!
  • Şimşek bakışlar yağdırmaktasın,
  • Sen ey bana karanlıklardankötücül bir alayla bakan göz!
  • Böyle yatmaktayım işte kıvranıyorum, eğilip bükülüyorum,
  • Acılarıyla bütün o sonsuz işkencelerin,
  • Vurulmuşum senin elinden, sen avcıların en acımasızı,
  • Sen,bilinmeyen Tanrı...
  • Vur daha derinden, bir kez daha vur!
  • Bıçakla, parçala bu yüreği!
  • Ne anlamı var bu işkencenin,
  • Uçları dişler kadar kör oklarla?
  • Ne bakıyorsun yine?
  • İnsanların acılarından yorulmak bilmeyen,
  • Tanrıların şimşeği gözlerinle “oh olsun” dercesine...
  • Öldürmek değil istediğin,
  • Yalnızca, yalnızca işkence etmek öylemi?
  • Neden bana işkence etmek,
  • Sen ey acılara doymayan, bilinmeyen Tanrı!!!


Şarapların efendisi küçük Dionysos heykeli, bir kısmı Müze olarak kullanılan, İtalya Napoli'de bulunan, 16.yy'la ait “Zevallos Sarayı”nda sergilenmektedir


Nietzsche/ Dionysos Dithyrambosları-S/31-32...