Rusya ekonomisinde 2019 nasıl geçti?


Daha başında şunu söylemek gerekir ki Rusya ekonomisinde 2019 yılı 2018'in arandığı bir yıl oldu. Zira 2018 yılında Dünya Futbol Şampiyonasına ev sahipliği yapılmasının getirdiği canlılıkla birlikte yüzde 2,3 oranında büyüme söz konusu olmuştu. 2019 yılına girilirken gerek iş kesiminin gerekse hane halkının benzer bir ekonomik canlılıkla yılı geçirmesi umuluyordu. Ancak şampiyonanın etkisi dışarda bırakılırsa üç önemli gelişme sebebiyle bu gerçekleşmedi ve 2019 yılında yüzde 1’in biraz üzerinde bir büyüme söz konusu olacak gibi görünüyor.

2019 yılı başında KDV oranının yüzde 18'den yüzde 20'ye çıkarılmasına dönük uygulama ekonomik faaliyetlere bir miktar negatif etkide bulundu kanımca. Artışın özellikle psikolojik etkisi perakende sektöründe yavaşlamaya neden oldu. Ayrıca ihtiyatlı maliye politikası nedeniyle ulusal projelere dönük harcamalar ancak yılın üçüncü çeyreğinden itibaren artmaya başladı.


Bir diğer gelişme ise dünya genelinde görülen ekonomik yavaşlamaydı. Uluslararası Para Fonu’nun dünya ekonomik görünüm raporuna göre dünya ekonomisinin 2019 yılı büyüme oranı yüzde 3 olarak öngörülüyor ve bu oran 2008-2009 kriz döneminden bu yana en düşük oran. Dolayısıyla bu durum Rusya'nın özellikle enerji alanındaki ihraç mallarına dönük dış talebin azalmasına neden oldu. Nitekim Rusya'nın ihracatına baktığımız zaman 2018'in ilk 10 ayında 362 milyar dolar olan ihracatın 2019 yılının aynı döneminde 342 milyar dolara gerilediği görülüyor. Bu gelişmede bir miktar petrol fiyatı etkisini de dikkate almak gerekiyor tabi.

Perakende satışlar 2018 yılının ilk 11 aylık döneminde ortalama olarak yüzde 2,5 oranında artış kaydetmişken 2019'un ilk 11 aylık döneminde söz konu satışlardaki ortalama artış  yüzde 1,5 olarak gerçekleşti.

Sanayi üretimindeki gelişmelere bakıldığında ise 2018'in ilk 11 ayındaki ortalama artış yüzde 3 iken 2019'un ilk 11 aylık dönemindeki ortalama artış yüzde 2,4 olarak gerçekleşti.

Dolayısıyla gerek Rusya perakende sektöründeki göreceli yavaşlama ve gerekse Rusya'nın ihraç mallarına dönük dış talebin azalması Rusya'da büyüme oranı sınırlayan iki önemli gelişme oldu. Ayrıca 2019 için öngörülen ulusal projelerin gecikmeli olarak hayata geçirilebilmesini de buna eklemek gerekiyor.

Peki KDV oranının yüzde 18'den yüzde 20’ye çıkarılması federal bütçe dengeleri açısından nasıl bir sonuç yarattı? Rusya Maliye Bakanlığının verilerine göre 2018'in ilk 9 aylık dönemindeki yurtiçi üretimden kaynaklanan KDV gelirleri 5,3 trilyon Ruble iken 2019 yılındaki ekonomik yavaşlamaya rağmen söz konusu gelirler 6,2 trilyon Ruble olarak gerçekleşti. Yani yurtiçi üretim bölümünden yaklaşık 14 milyar dolarlık bir artış sağlanması söz konuş olmuş.

Aslına bakılırsa Rusya federal bütçesi 2018 yılına kadarki son altı yılda sürekli açık verirken 2018 yılında %2,7 oranında bir fazla söz konusu olmuştu. 2019 sonlarına doğru hızlanan kamu harcamalarına rağmen federal bütçenin yine benzer bir oranda fazla vermesi bekleniyor.

Rusya’da kara gün parası olarak büyük önemi bulunan Ulusal Refah Fonundaki gelişmelere bakıldığında ise 2018 sonu itibarıyla bu fondaki birikimin 58 milyar dolar olduğu, 2019 Aralık başı itibariyle ise 124 milyar dolara yükseldiği görülüyor.

Rusya ekonomisinde enflasyon konusundaki gelişmelere bakılacak olursa, özellikle yurt içi talepteki azalma nedeniyle enflasyon beklentilerinde gerileme olduğu görülüyor. Enflasyon oranı 2018 Aralık ayında yüzde 4,3 iken 2019 Kasım ayı itibarıyla yüzde 3,5 olarak gerçekleşmiş oldu. Rusya Merkez Bankası dünya genelindeki eğilime paralel olarak politika faiz oranında birçok toplantısında indirime gitti ve son olarak Aralık ayında bu oran yüzde 6,25 olarak belirlendi. Yılın başında söz konusu oran yüzde 7,75 seviyesinde idi. Düşen faiz oranları ve hane halkının harcama ihtiyaçları nedeniyle 2019 yılında bireysel krediler önemli artış kaydetti ve bu durum bazı yetkilerin endişelerine neden oldu. Ancak Rusya Merkez Bankası'nın dikkatli politikaları enflasyon açısından ekonomide herhangi bir sorun olmayacağını gösteriyor.

Diğer bir ilginç gelişme ise işsizlik oranı konusunda yaşandı. 2019 yılında ekonomideki yavaşlama eğilimine rağmen işsizlik oranı tarihsel olarak en düşük seviyelere geriledi. Ağustos ayında yüzde 4,3’e kadar gerileyen söz konusu oran Kasım ayında yüzde 4,6 olarak gerçekleşti. Ancak bu olumlu rakamlara rağmen asıl belirleyici unsurun nüfus dinamikleri ve aktif nüfustaki azalma olduğunu not etmek gerekiyor.

Başka bir gelişme ise 2014 sonrasındaki ekonomik sorunlar ile birlikte önemli gerileme kaydeden Merkez Bankası rezervlerinin artış eğilimini sürdürerek Kasım sonu itibarıyla 542 milyar dolara yükselmesi oldu. Bu da Merkez Bankasının döviz dalgalanmaları riskine karşı elini güçlendirmiş oluyor.

2018 yılında ortalama brent petrol fiyatı 71 dolar iken 2019 yılında 64 dolar olarak gerçekleşti. Ortalama dolar-ruble kuru ise 2018 yılında 63 iken 2019 yılında 65’e geriledi. Yani rubledeki değer kaybı petroldeki gerilemeden daha az oldu.

Peki önümüzdeki dönem yani 2020 yılı için ne gibi beklentiler söz konusu? İMF tarafından dünya ekonomik büyüme tahmini 2019'a göre daha yüksek şekilde yüzde 3,4 olarak öngörülmüş durumda. Yine Rusya ekonomisi büyüme tahmini yüzde 1,9 olarak bekleniyor. Avrupa ekonomisi açısından da daha yüksek bir oran öngörülüyor. Dolayısıyla Rusya'nın ihraç mallarına olan dış talebin bu seneye göre 2020 yılında bir miktar artması söz konusu olabilir. Petrol fiyatlarının da Rusya’nın beklentilerine uygun şekilde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Diğer taraftan 2019’un üçüncü çeyreğinden itibaren hızlanan kamu harcamalarının ve ulusal projelere dönük yatırımların 2020 yılında da sürmesi bekleniyor.

Bununla birlikte Rusya Merkez Bankası açıklamalarında da yer aldığı gibi Rusya’nın yatırım ortamının daha fazla iyileştirilmesi önem arz ediyor. Zira gerek yabancı yatırım ve gerekse iç yatırımların artırılması önemli bir konu. Rusya ekonomisinin her daim yüzleştiği bir başka sorun da kronik sermaye çıkışı. 2019 yılının ilk 10 ayında net özel sermaye çıkışları geçen yıla göre azalsa da 31 milyar dolar olmuş.  Ayrıca global ekonomik gelişmelerden ve jeopolitik risklerden kaynaklanabilecek birtakım faktörlerin ekonomik büyüme oranında sınırlayıcı etkiler meydana getirmesi söz konusu olabilir.

Sonuç olarak Rusya’da ekonomik büyüme oranı dış talep, dünya ekonomisindeki gelişmeler, petrol fiyatları ve yatırım ortamı yanı sıra kamunun ne kadar para harcayacağına da oldukça duyarlı. Yani yazının başlığına dönecek olursak Rusya ekonomisinde 2019 devlet babanın daha fazla para harcaması beklentisiyle geçti diyebiliriz.