DİL'in oluşumu: NİŞ inşası

Sinan Tektaş

NİŞ İNŞASI, LİSANIN İTİCİ GÜCÜDÜR



İri leşlerle beslenmeye bel bağlayan bir tür için, megafaunanın arkalarında bıraktığı işaretleri doğru bir şekilde yorumlamak, o türün kimliğini ve göreli yaşını, gruptaki hayvan sayısını, hasta ya da sakat hayvanları gösteren işaretleri belirlemek gitgide önemli hale gelecektir. İşaretlerin nasıl okunması gerektiğine dair tartışmalar kaçınılmaz
olarak doğacaktır. Hayvanlar yaşlı mı? Kaç hayvan var? Küçük fakat içinde hasta hayvan olan sürüyü mü takip edelim yoksa çok daha büyük fakat tüm üyeleri sağlıklı görünen sürüyü mü izleyelim?

Olası kurban tespit edildiği zaman bu tartışmalar yoğunlaşacaktır. Toplamanız gereken altgruplann kendi gündemleri olur. Onlar da hasta hayvan görmüş olabilirler. Altgruplan, yaptıklan işleri bırakıp size katılmaya ikna etmek kolaylaşmak yerine gittikçe zorlaşacaktır. Sizin gördüğünüz hayvan, onların gördüğüne kıyasla ölüme ne kadar daha yakın?

Sonra rekabet de vardı. Etrafta başka leşçiller de dolanıyor muydu? Öyleyse sayıları ne? Daha da önemlisi, hangi tür? Burada da yansımalı sinyaller bir yere kadar yeterli, fakat bunlar göstergesel değil yansımalı olduğu için, yani birşeyin belirli bir numunesini doğrudan imlemedikleri için, gitgide daha fazla bağlam içinde kullanıldıkça, simgelere dönüştürülmeleri kolaydır. Ana yırtıcıları isimlendirebiliyor ve artlannda bıraktığı izleri gösterebiliyorsanız, çocuklarınıza, gelecekte hayatlarını kurtaracak birtakım dersler öğretebilirsiniz.

Böylece, üst kademe leşçillik nişinin gelişmesi, hem yeni kelimeler yaratmış hem de eski kelimeleri yeni bağlamlara taşımış olmalı, ayrıca kelimelerin koşullardan, mevcut hadiseden, hatta evrimsel zindelikten kopmasını kolaylaştırmış olmalı.

...Mesele yine evrimsel zindelik, diyebilirsiniz. Fakat diyelim ki bir grup, iri bir hayvanın leşi üzerinde çalışıyor; o an , şiddetli bir yağmur yağmaya başlıyor ve nispeten tedirgin toy bir insansı, taşkın uyarısında bulunuyor. Arkadaşları daha yüksek bir mevkiye yöneliyor.

Bilge yaşlılar hemen bu taşkın kelimesinin ardına olumsuz bir el hareketi ekliyor, belki "bunu yapmayın" anlamında bir harekettir. Böylece olumsuzlama doğmuş olur. "Bu sefer taşkın olmayacak," demeye belki daha uzun süre var ama o olumsuzlamanın anlamı bu. Artık eksik olan, kelimelerin çoğalması artı bunları birleştirme gücü.

Elbette yukarıdakiler bir kurmacadan ibaret. Fakat olumsuzlama bir yerlerde ortaya çıkmış olmalı. Küçük çocukların ilk öğrendiği şeylerden biridir; öğrenmek yerine geliştirmek dememiz belki daha doğru olacak, çünkü olumsuzlamayı anneleri gibi kurallı kullanmazlar; istemedikleri şeylerin önüne genel olumsuz bir söz olan "yok" kelimesini yapıştırırlar. Yukarıda betimlediğim senaryoda, yaşlı ve bilge insansılanmız, taşkın kelimesini fiili ya da eli kulağında bir taşkına atıfta bulunmak için değil, o an taşkının olmadığını ve yakın gelecekte de olmayacağını belirtmek için kullanmıştır. Bu tür
bir var olmama durumuyla hiçbir HİS (hayvan iletişim sistemi) başa çıkamaz. Bununla başa çıkamazlar, çünkü HİS'ler ancak şimdiki zamanda ve mekanda gerçekten var olan şeylere, gerçek dünyada gerçek yaşamı olan "zihinden bağımsız varlıklara" atıfta bulunurlar. Fakat "taşkın yok" ifadesi, fiilen varolmuş hiçbir taşkına atıfta bulunamaz; ancak soyut taşkın kavramını imler...

Adem'in dili / Derek Bickerton / Sayfa: 233 - 235

Yorumlar