MANAV TÜRKLERİ

Sinan Tektaş
B.Tarhan

Manav sözcüğünün; Türkistan’daki Kazak-Kırgız ve Sibirya’daki Yakut (Saha) Türkleri’nde kullanılan, koruyucu soylu kişi ve boy beyi anlamına gelen “Manap” ve “Manag”dan geldiği sanılmaktadır. Eski Türkçe’de “v” sesinin olmamasından dolayı, “Manap” sözcüğündeki “p” ve “Manag” sözcüğündeki “g” sesinin yumuşayarak “Manav” sözcüğünün ortaya çıktığı düşünülmektedir. (Örneğin; berim<verim, takuk<tavuk, kagun<kavun vb gibi.) “Manap”ın; Çağatay Türkçesi’nde “asilzâde, asâlet, beyzadelik”, Kırgız Türkçesi’nde “feodal kabilelik üst tabakasının mümessili” veya “Kırgız Lideri”, Kazak Türkçesi’nde “ağa, bey” ile “Manag”ın; Yakut (Saha) Türkçesi’nde “koruyucu, güdücü, bakıcı” anlamlarını taşıması ve de Türkistan’ın kuzey bozkırlarında yaşayan Kırgız ve Kazakların boy ve oymak başlarına “Manap” demeleri ile 1860’larda Kırgızlar’dan Bugu (Geyik) kabilesi ve Sari Bağış boylarının başlarında Manapların yer alması olguları da, “Manavlar,Yerli Türk/Türkmen” görüşünü desteklemektedir

Batı Anadolu yöresine, Manavların (Yerli Türklerin) ilk yerleşimin 1291 tarihinden hemen sonra yapıldığı sanılmaktadır. Ayrıca Yıldırım Bayezıd döneminde İstanbul’un alınması amacıyla yapılan kuşatma kaldırılırken, yapılan anlaşma gereği Sirkeci’de bir Türk mahallesi kurulması şartına uygun olarak Göynük ve Taraklı’dan 760 hane Manav İstanbul’a yerleştirilmiştir. Yani İstanbul’a yerleştirilen ilk yerli Türklerin, bu yöreden giden “Manavlar” olduğu kaynaklarca da doğrulanmaktadır. 
 

*****
Adapazarı'nın yerli (otokton) ahalisi, bilhassa geyve tarafındakiler eski Türk boy ve oymaklarına mensup Türk göçebeleridir.Zamanla göçebeliği terk edip iskan olunca,bunlara "Manav" adı verilmiştir. Manav yerli Türk manasına gelmektedir.


*****
Bu tebliğde, yörenin en eski yerleşik Türkmenleri olarak bilinen ve “manav” olarak adlandırılan kesimin ağız özelliklerinden biri olarak beliren ötümsüz patlayıcı ve ötümsüz sızıcı ünsüzlerdeki ses değişmeleri ele alınacaktır.

Manav” kelimesi bir etnik alt kimlik ifade etmez. Marmara bölgesinin değişik illerine dağılan ve kendilerini yörenin en eski yerleşik Türkleri olarak tanımlayan Manavlar için en öz ifade, bir yörüğün ağzından derlediğimiz “yórúğúŋ yörümeẽnne manav deriS” cümlesi sayılmalıdır. ( Öçalan: 2004, Giriş ) Aynı tespiti, Işıl Altun da Reşat Sakarya isimli kaynağından “- Orta Asya’dan, Batı Anadolu’ya gelen Türk, Türkmen, Yörük. Oturursa Manav, gezerse Yörük” şeklinde yapmış. ( Altun: 2003, 32 ) Bütün tarihî kaynaklar da bu ifadeyi teyit eder mahiyettedir.


****
Manav Türkmenlerinin Oğuzların bir başka koluyla ilgisi olduğunun bir delili de şu anda devam etmekte olduğumuz ağız derlemelerinde Kandıra’nın Adapazarı- Kaynarca yolu üzerinde yeni adıyla Esentepe, eski adıyla Yadeş köyünde bir kaynak kişiden duyduğumuz “gelibatı” çekimli fiilidir. “



****
Yaptığımız açıklamada Türkmenliğin Oğuzlukla eş anlamda olduğunu Batı Türklüğü’nün %80’i ile Türkmen Türklüğü’nden meydana geldiğini Türklüğün sadece Türkmenlerden ibaret olmadığını Kırgızlar, Kazaklar, Tatarlar’ın da Türk olduklarını ve fakat Türkmen olmadıklarını Türkmenliğin zamanla Azeri Türklüğü gibi isimler de türettiğini Türkmenliğin genel anlamdaki karşılığının yanı sıra özel anlamda yerel isimler de aldığını Anadolu’da Tahtacılar’ın, Sıraçlar’ın, Manavlar’ın buna misal teşkil ettiğini söyledik.



****
1703 yılında iskana tabi tutulurlar. (Bayar, 2004, s.130, 131) 12 Mayıs 1767 (15. Rebi’ül-Ahır 1181) tarihinde Aydın, Sivas, Konya vilayetlerine gönderilen fermanlarda, dağınık olarak
yaşayan halkın, ayan ve mütegallibe çiftliklerinde tevatta ve himayelerine iltica ettikleri, bunların iskan mahallerine gönderilmeleri istenmektedir.Bu tarihte Karakeçili Yörükleri Eskişehir civarındaki köylerden, Dağküplü, Mayıslar, Sepetçi, Taycılar, Margı ve Yaka
Boyu köylerine iskan olmuşlardır. Yörede sonradan iskan olanları, Karakeçili Yörükleri ve Muhacirler “Manav” olarak adlandırmaktadırlar. 
 



Yorumlar