Fridamania (Frida Kahlo çılgınlığı)

Sinan Tektaş

Fridamania (Frida Kahlo çılgınlığı)


1954’te, bir komünist bildiri Meksika Şehri’nin sokaklarını dolaştı. Frida Kahlo orada tekerlekli sandalyesinde gidiyordu. Canlı olarak son kez orada görüldü. Kısa bir süre sonra sessizce öldü.

Aradan birkaç yıl geçmişti ki tam bir fridamania çılgınlığı onu uyandırdı.

Diriliş mi yoksa ticaret mi? Kendini bitişik kaşlı, bıyıklı, iğne ve broşlarla delik deşik, otuz iki ameliyatın bıçak izini taşır halde gösteren otoportrelerin ressamı, başarı ve güzelliğe uzak bir sanatçı bunu hak ediyor muydu?

Peki ya bütün bunlar ticari bir manipülasyonun ötesinde bir şeyse? Acısını renklere dönüştürmeye muktedir bir kadını selamlayan zamanın, ona saygısını sunmasıysa?


------------------------------------------------------------------------------------------------
Magdalena Carmen Frida Kahlo Calderon (6 Temmuz 1907 - 13 Temmuz 1954), Meksikalı ressam.

Bir yirminci yüzyıl popüler kültür ikonu haline gelen ressam, resimlerinin yanı sıra inişli çıkışlı özel yaşamı ve politik görüşleri ile tanınır. Sanatı, sürrealist olarak tanımlanmışsa da kendisi bu tanımı reddetmiştir.

Ressam Diego Rivera’nın eşidir.

--- Otobüs kazası
17 Eylül 1925 okuldan eve dönerken bindiği otobüsün tramvayla çarpışması sonucu çok kişinin öldüğü kazada, tramvayın demir çubuklarından birisi Frida’nın sol kalçasından girip leğen kemiğinden çıkmıştı. Kazadan sonra tüm hayatı korseler, hastaneler ve doktorlar arasında geçecek; omurgası ve sağ bacağında dinmeyen bir acıyla yaşayacak, 32 kez ameliyat edilecek ve çocuk felci nedeniyle sakat olan sağ bacağı 1954’te kangren yüzünden kesilecektir.

Kazadan bir ay sonra hastaneden çıkan Kahlo, ailesinin teşviki ile sıkıntı ve acıdan kaçmak için resim yapmaya başladı. Yatağının tavanındaki aynaya bakarak oto-portreler yaptı. İlk otoportresi, "Kadife Elbiseli Otoportre"'dir.



Yorumlar