ORTA VE GÜNEY AMERİKA DİNLERİ



a) AZTEKLERIN DİNİ:

Orta Amerika'da yaşayan Aztekler'deki yaratılış des­tanına göre insan sadece güneş ilahının kuvevetini tazele­mek için yaratılmıştır. Tezcatlipoca (tezkatlipoka) adı verilen ve öldürücü güneş horazhimi temsil eden bu ilah eğer ken­disine insan kurban edilmezse zayıflar, kuvvveti azalır ve dünyaya bereket vermez.  


Güneş ilahının insan yüreği ile beslendiğine inanılır ve her sene onun şerefine çok sayıda insan kurban edelirdi. Ayanca Huitzilopochtli adında bir de harp ilahları vardı ki şerefine binlerce insan öldürülmüştür.
Azteklerde ibadetin büyük bir kısmı zühd, takva ve ağır riyazattan ibaretti. Asıl ibadet ise insan kurbanı idi.
Aztek mitolojisi veya Aztek diniMeksika/Aztek uygarlığı tarafından Meksika Vadisi’nde 14. ve 16. yüzyıllar arasında geliştirilmiş bir dini inanç, mitoloji ve geleneksel bütündür. Politeistik yapıya sahip bu inanış, gerek kendisinden eski gerekse kendisiyle eş zamanlı olarak aynı coğrafi bölgede ortaya çıkmış inançlar, mitler, kültürel ve kozmik imgelerden yoğun oranda etkilenmiştir. Ayrıca Aztek dini çok önemli ve sıkı bir mistik karaktere sahiptir ve liturjik açından çok gelişmiştir. Seremoniler ve ritüeller büyük bir titizlikle, belirli takvimleri çok sıkı bir şekilde takip ederek gerçekleştirilir ve dinî olduğu kadar siyasî ve toplumsal açıdan da önem arz ederdi. Ayrıca uzun yıllar boyunca kurgu eserlerinde yer almış antik ritüellerde insan kurban edilmesi anlayışı da Aztek inancında yer etmiş, ritüellerde gerçekten insan kurban edilmiştir.

b) İNKALARIN DİNİ:

Peru'da medeniyet kurmuş olan İnka'lar, her yerde bulunan güneş ilahına tapınmışlardır. Tabiatüstü varlıklara hürmet edilmekte, senede bir çok bayram yapılmaktadır.
Ancak insan kurbanlarına nadiren rastlanmıştır. Ruh inancı vardır çünkü ölen İnka'nın cesedi mumyalanmakta idi.
İnkaların tapındıkları tanrılardan oluşan çok tanrılı bir dinleri vardı. Yaratıcı konumunda bir tanrı ve onun yarattığı birçok başka tanrı vardı. Ayrıca toprak ana ve deniz ana konumunda bulunan tanrıçalar da vardı. Bu tanrılardan bir kısmı:
  • Viracocha - Yaratıcı tanrı
  • İnti - Güneş tanrısı
  • Mama Quilla - Ay Ana , Ay tanrıçası
  • İlyapa - Hava durumu tanrısı (iklim tanrısı)
İnkalar altının güneşten gelen bir çeşit şekerleme olduğunu düşünürlerdi. Altın ancak çeşitli kutular, mücevherler gibi törensel eşyalar ya da süslü mezar taşları veya tapınaklar yapmak amacıyla kullanıldığında bir değere sahipti. İnka altınlarının neredeyse tamamına yakını İmparatorluk Pizarro tarafından ele geçirildiğinde alındı ve eritildi.
Dini kutlamaların ritüellerin büyük bir çoğunluğu tarımdaki ekim ve hasat gibi dönemler ile ya da hastalıkların iyileştirilmesi ile ilişkiliydi. İnkalar başta Güneş tanrısı İnti olmak üzere tanrılara hayvan hatta insan kurban etmekteydiler. İnkaların Capacocha dedikleri bu kutsal törenler depremler, savaşlar ya da imparator ölümleri gibi büyük toplumsal olaylardan sonra yapılırdı.

Dini törenleri yöneten rahiplerin yayında Hıristiyanlıktaki rahibelere benzeyen mamacunalar bulunmaktaydı. Mamacunalar manastırlarda yaşarlardı. İplik eğirmeyi, dokuma yapmayı, kraliyet kıyafetleri dikmeyi ve kutsal ekmek pişirmeyi öğrenirlerdi.



c) MAYALARIN DİNİ:

Maya Milleti ibadetlerinde Aztekler kadar kan dökmemiştir.
Maya dini hakkında temel bilgi kaynağımız olan Popol Vuh adlı kitapta anlatıldığına göre en önemli ilah güneş tanrı olan Kin'dir. O bütün evrenin idarecisidir. Diğer önemli bir ilah Tanrıça pozisyonundaki aydır. Ay ile özdeşleştirilen bu tanrıça bcchel adını alır ve güneş tanrısının eşi olarak kabul edilir. Oldukça törenci bir din olan Maya dininde insan kur­banı diğer Amerika dinlerinde olduğu gibi temel kurbandır.
Görüldüğü gibi Mayalar ve Aztekler'de Tanrı ve ahiret inancı vardır. Özellikle Cennet ve Cehennem yani âhiret inancı semavî dinlerde vardır. Semavî dinler ise peygamberlerin getirdiği dinlerdir.
Bu itibarla Mayalar'a ve Aztekler'e peygamber gelmiş olabilir. Çünkü Kur'an'da "Biz seni müjdeleyeci ve uyarıcı olarak hak din İslam ile gönderdik. Çünkü her millete mutlaka bir uyarıcı (peygamber) gelmiştir " (Fâtır(35):24).
"Kim hidayet yolunu seçerse, bunu ancak kendi iyiliği için seçmiş olur. Kim de doğruluktan saparsa, kendi zararına sapmış olur. Hiç bir günahkar başkasının günah yükünü üslenmez,. Biz bir peygamber göndermedikçe kimseye azap edecek değiliz " (İsrâ(17):15).
Din, Mayalar’da yaşamın çeşitli alanlarında kendini hissettiren bir etken olmuştur; tarımsal törenlerden ve halk törenlerinden sanat ve kültüre dek etkisini hissettirmiştir. Din adamlarının, Maya uygarlığını elinde tutan ideolojiyle, siyasi denetimle yakından ilişkili oldukları ve aynı zamanda bilimi temsil ettikleri gözönüne alındığında, bu etkinin büyüklüğü daha iyi anlaşılabilir.
Maya dininin son zamanlardaki hali biraz daha iyi bilinmektedir. Klasik-sonrası dönemdeki Maya dininin üç temel özelliği; çok tanrıcı(politeist), natüralist (atmosferdeki olayları ilahlaştırma) ve düalist olmasıdır. Düalistliğinde iyi ile kötü ikilemi yapılmakla birlikte, “hayır ve şerr İlah’tandır” ilkesine sahiptir. İyilik ilahları ile kötülük ilahları sürekli bir çatışma içindedir; fakat gün ve gece, yaşam ve ölüm, dölleyen ve döllenen nasıl birbirlerinden tümüyle ayrılamazlarsa, bunlar da birbirlerinden tümüyle ayrı değildiler (yin ve yang gibi). İnsanların gelecekleri de bu çatışmadan nasibini alıyordu.
Eski Mayalar’ın din adamlarının uygulamaları onların birer şaman olduğunu da göstermektedir. Mayalar, sonradan Kızılderililer’de görülen Amerika Şamanizmi’nin özgün hallerinden birini oluşturmuşlardır. Asya Şamanizmi’yle pek çok bakımdan paralellik gösteren Maya Şamanizmi’nin en önemli farklarından biri, Asya Şamanizmi’nde transa geçmede uyuşturucu maddelerin kullanılmamasına karşın, Maya Şamanizmi’nde halüsinojen ve psikoaktif maddelerin kullanımıdır.
James Churchward, Mircae Eliade, Cihangir Gener gibi araştırmacı yazarlar, eserlerinde Amerika Şamanizmi’nin Asya Şamanizmi’nde görüldüğü gibi, bir inisiyasyon içerdiğini belirtirler. Kimileri Popol-Vuh’taki ikizlerin hikâyesini sınav ve aşamalarıyla inisiyatik sürecin ilginç bir öyküleştirilmiş biçimi olarak yorumlar. Churchward'a göre, Mayalar önceleri tektanrılı Mu Dini’ne bağlı topluluklardı. Dinleri sonradan yozlaştırılmış ve sembollerin, zamanla, Mısır’daki ve Hint’teki gibi, anlamlarını anlamayanlarca ilahlaştırılması sonucunda, çoktanrılı bir din haline getirilmiştir.